“BLANKO” FARKI DİYE BİR ŞEY VAR!

Biz mobil ofis olarak çalışan, kuralları olan, düşünüldüğünün aksine hiç de serbest zamanı olmayan bir ajansız.
Ortaya çıkmamız bir “isyan” sonucunda oldu. Herkes bir iş yapmaya çalışıyor, ama kimse bunu isteyerek ve gerçekten önemseyerek yapmıyordu.
Biz kendi dünyamızı kurduk ve insanlara bu işin, başka nasıl yapılabileceğini göstermek istedik.
Markaların ajanslarla ilgili kanayan pek çok yarası vardır. Biraz daha açmak gerekirse;
– Müşteri Temsilcilerinin isteksizliği,
– Çözüm üretenlerin pazarlama bilgisi eksikliği,
– Fikir geliştirenlerin satış bilgisi eksiği,
– Müşteri kısmındaki üst yönetim beklentilerinin anlaşılmaması,
– Ajansların müşterinin değişen taleplerini karşılayaması,
– Ajansların müşterinin esas ihtiyacını anlayaması,
– Yapılan işleri raporlamakta yetersizler,
– Ajansların kontrolsüz büyümesinden,
bahseder dururlar.
Pek de haksız oldukları sayılmaz. Bütün bunların aksine çalışma sistemimizle, bizler müşterimizin yerine kendimizi “gerçekten” koyarak iş yapıyoruz.
Onlara her ay mutlaka “istemeseler” dahi yeni fikirler sunuyor, iş listeleri ve kampanya, içerik sürecinde önümüze çıkan tüm verisel sonuçları iletiyoruz.
Kısacası biz, daha güne başlarken müşteri kostümümüzü giyiyor, kendi kendimize revize veriyor, en iyisi nasıl olur diye çalışıp duruyoruz.